Avukat Mustafa Fahri Kuvan

Dolandırıcılık Suçu ve Bilişim Dolandırıcılığı | Ne Yapılmalı?

Dolandırıcılık ve bilişim yoluyla dolandırıcılık suçunda hukuki süreç, suç duyurusu, dijital delillerin korunması ve mağdurun atması gereken adımları öğrenin.

Dolandırıcılık Suçu ve Bilişim Dolandırıcılığı | Ne Yapılmalı?
ceza-hukuku
Bilişim yoluyla dolandırıcılık ve internet dolandırıcılığı hakkında bilgilendirme


Bilişim yoluyla dolandırıcılık ve internet dolandırıcılığı hakkında bilgilendirmeDolandırıcılık ve Bilişim Yoluyla Dolandırıcılık Suçu:
 Mağdur Olunması Hâlinde Ne Yapılmalı?

Dolandırıcılık suçu, günlük hayatta en sık karşılaşılan malvarlığına karşı suçlardan biridir. Özellikle internet kullanımının, mobil bankacılığın ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcılık yöntemleri de önemli ölçüde değişmiştir. Geçmişte daha çok yüz yüze gerçekleştirilen hileli davranışlarla karşılaşılırken bugün sahte internet siteleri, sosyal medya hesapları, banka veya kamu görevlisi izlenimi veren kişiler, sahte yatırım platformları ve çeşitli dijital iletişim yöntemleri üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakaları oldukça sık görülmektedir.


Teknolojinin gelişmesiyle birlikte suç yöntemlerinin de değişmesi, bilişim sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen eylemlerin hukuki açıdan doğru nitelendirilmesini daha önemli hâle getirmiştir. Dolandırıcılık mağduru olan kişiler açısından ise olayın hemen ardından yapılacak işlemler, hem şüphelilerin tespit edilmesi hem de mümkün olduğu ölçüde maddi zararın giderilebilmesi bakımından önem taşımaktadır.


Dolandırıcılık Suçu Nedir?


Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde düzenlenmiştir. Suçun temelinde hileli davranışlarla bir kişinin aldatılması ve bu suretle mağdurun veya bir başkasının zararına olarak failin kendisine ya da başka bir kişiye yarar sağlaması bulunmaktadır.


Bu nedenle her borcun ödenmemesi, her ticari uyuşmazlık veya verilen her sözün yerine getirilmemesi doğrudan dolandırıcılık suçu anlamına gelmez. Ceza hukuku bakımından dolandırıcılıktan söz edilebilmesi için somut olayın özelliklerine göre mağduru yanıltmaya elverişli hileli davranışların bulunması gerekir.


Örneğin gerçekte mevcut olmayan bir ürünün satılıyormuş gibi gösterilmesi, başkasına ait fotoğraflar kullanılarak sahte ilan oluşturulması ve bu yöntemle mağdurdan ödeme alınması dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilir. Buna karşılık gerçek bir ticari ilişki içerisinde sonradan ortaya çıkan ödeme güçlüğü veya sözleşmenin ihlali, tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermeyebilir.


Bu ayrım özellikle ceza soruşturmalarında önemlidir. Çünkü taraflar arasındaki özel hukuk uyuşmazlığı ile başlangıçtan itibaren hileli davranışlarla gerçekleştirilen dolandırıcılık eyleminin birbirinden ayrılması gerekir.


Bilişim Sistemleri Kullanılarak Dolandırıcılık


Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde dolandırıcılık suçunun çeşitli nitelikli hâlleri düzenlenmiştir. Günümüzde uygulamada en sık karşılaşılan durumlardan biri, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık gerçekleştirilmesidir.

İnternet ve bilişim sistemleri, failin çok sayıda kişiye kısa sürede ulaşabilmesine ve kimi zaman gerçek kimliğini gizleyebilmesine imkân sağlamaktadır. Bu nedenle internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olayları oldukça farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir.


Sosyal medya üzerinden oluşturulan sahte satış hesapları, ikinci el ürün platformlarında gerçekte bulunmayan ürünlere ilişkin ilanlar, sahte internet mağazaları, yatırım veya kripto para kazancı vaadiyle para talep edilmesi, başka kişilerin sosyal medya hesaplarının ele geçirilerek yakınlarından para istenmesi ve gerçek kurumların internet sitelerini taklit eden sayfalar bu yöntemlere örnek gösterilebilir.


Bunun yanında mağdura banka çalışanı, polis, savcı veya başka bir kamu görevlisi gibi davranılarak para gönderilmesinin sağlandığı olaylarla da karşılaşılmaktadır. Eylemin hangi suç tipini veya dolandırıcılığın hangi nitelikli hâlini oluşturacağı ise kullanılan yönteme ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.


Yapay Zekâ ile Dolandırıcılık Yöntemleri Değişiyor


Son yıllarda yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi, bilişim yoluyla gerçekleştirilen dolandırıcılıklara farklı bir boyut kazandırmıştır. Bir kişinin sesinin taklit edilmesi, gerçekçi sahte görüntüler oluşturulması, kişiye özel mesajların hazırlanması veya kurumsal yazışmaları taklit eden içeriklerin üretilmesi teknik olarak geçmişe kıyasla çok daha kolay hâle gelmiştir.

Örneğin bir kişinin yakınının sesine benzer şekilde oluşturulan bir ses kaydıyla acil para talep edilmesi veya şirket yöneticisinin görüntü ve sesinin taklit edilerek çalışanlardan para transferi istenmesi gibi yöntemler yeni nesil dolandırıcılık yöntemleri arasında değerlendirilebilir.


Teknolojik gelişmelerin hukuk üzerindeki etkisi yalnızca ceza hukuku ile sınırlı değildir. Tarafımdan kaleme alınan “Medeni Hukukta Yapay Zekâlı Varlıkların Kişilik Hakkı” isimli eserde de yapay zekâ teknolojilerinin hukuk dünyasındaki rolü ile yapay zekânın eylemlerinden kaynaklanan hukuki ve cezai sorumluluk meseleleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Yapay zekâ teknolojilerinin günlük hayatta daha geniş kullanım alanı bulmasıyla birlikte, bu teknolojilerin hukuka aykırı eylemlerde araç olarak kullanılması ve bundan doğacak sorumluluğun belirlenmesi önümüzdeki dönemde hukuk uygulamasında daha fazla tartışılacaktır.


Dolandırıcılık Mağduru Olunması Hâlinde İlk Olarak Ne Yapılmalı?


Dolandırıcılık olaylarında en önemli konulardan biri hızlı hareket edilmesidir. Özellikle banka veya elektronik ödeme sistemleri üzerinden para transferi gerçekleştirilmişse zaman kaybedilmesi, paranın farklı hesaplara aktarılmasına veya nakit olarak çekilmesine imkân sağlayabilir.


Bu nedenle mağduriyet fark edildiğinde öncelikle ilgili banka veya ödeme kuruluşuyla mümkün olan en kısa sürede iletişime geçilmesi gerekir. Gerçekleştirilen işlemin dolandırıcılık şüphesi taşıdığı bildirilerek işlemle ilgili gerekli kayıtların oluşturulması ve mümkün olan tedbirlerin uygulanmasının talep edilmesi önemlidir.


Banka ile iletişime geçilmesi ise ceza hukuku bakımından yapılacak başvurunun yerine geçmez. Olayın niteliğine göre Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına başvurularak suç duyurusunda bulunulması gündeme gelecektir.


Delillerin Silinmemesi Çok Önemlidir


İnternet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakalarında dijital deliller soruşturmanın en önemli unsurlarından biridir.

Mağdurun dolandırıcı olduğunu düşündüğü kişiyi engellemeden veya konuşmaları silmeden önce mevcut delilleri muhafaza etmesi önem taşır. WhatsApp ve diğer mesajlaşma uygulamalarındaki konuşmalar, SMS mesajları, e-postalar, sosyal medya yazışmaları, ilanların ekran görüntüleri, internet sitesi adresleri, telefon numaraları ve ödeme bilgilerinin saklanması gerekir.

Özellikle para transferi yapılmışsa banka dekontunun mutlaka muhafaza edilmesi gerekir. Dekont üzerinde bulunan alıcı adı, IBAN, işlem tarihi, açıklama ve işlem numarası soruşturma açısından önem taşıyabilir.


Sahte bir internet sitesi kullanılmışsa yalnızca ekran görüntüsü almak yerine sitenin tam internet adresinin de kaydedilmesi faydalıdır. Sosyal medya hesabı söz konusuysa kullanıcı adıyla birlikte mümkünse profil bağlantısının da saklanması gerekir.

Kısacası olayla bağlantılı olduğu düşünülen hiçbir dijital verinin gereksiz olduğu düşünülerek silinmemesi gerekir.


Savcılığa Suç Duyurusu Nasıl Yapılır?


Dolandırıcılık mağduru olan kişi, olayın özelliklerini ve elindeki delilleri açıklayarak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir. Kolluk makamlarına yapılan başvurular da ilgili soruşturma makamlarına iletilebilir.


Başvuruda olayın mümkün olduğunca kronolojik şekilde açıklanması önemlidir. Şüpheliyle ilk olarak nerede iletişim kurulduğu, hangi vaat veya açıklamalarla güven sağlandığı, ne kadar para gönderildiği, ödemenin hangi hesaba gerçekleştirildiği ve mağduriyetin ne zaman fark edildiği açık biçimde belirtilmelidir.


Elde bulunan banka dekontları, mesaj kayıtları, ekran görüntüleri, telefon numaraları, sosyal medya hesapları ve diğer belgeler de soruşturma dosyasına sunulabilir.


Şüphelinin gerçek kimliğinin mağdur tarafından bilinmemesi ise suç duyurusunda bulunmaya engel değildir. Özellikle bilişim yoluyla gerçekleştirilen dolandırıcılıklarda mağdurun elinde çoğu zaman yalnızca bir telefon numarası, sosyal medya hesabı veya banka hesabı bulunmaktadır. Şüphelinin tespit edilmesine yönelik araştırmalar soruşturma kapsamında gerçekleştirilebilir.


Paranın Gönderildiği IBAN Sahibinin Durumu


Bilişim yoluyla dolandırıcılık dosyalarında sık karşılaşılan konulardan biri de paranın gönderildiği banka hesabının kime ait olduğudur.


Dolandırıcılığı gerçekleştiren kişi ile banka hesabının sahibi her zaman aynı kişi olmayabilir. Uygulamada banka hesaplarının belirli bir ücret karşılığında üçüncü kişilere kullandırıldığı veya farklı kişilere ait hesapların suçta kullanıldığı durumlarla karşılaşılabilmektedir.


Ancak yalnızca paranın belirli bir kişinin hesabına gönderilmiş olması, o kişinin suçun faili olduğunun otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmez. Hesap sahibinin olaydan haberdar olup olmadığı, hesabını hangi amaçla kullandırdığı, para transferlerinden sonra paranın nereye gönderildiği ve taraflar arasındaki bağlantı gibi hususların soruşturulması gerekir.

Bu nedenle para hareketlerinin incelenmesi, dolandırıcılık soruşturmalarında fail veya faillerin belirlenmesi açısından önemli bir yere sahiptir.


Ceza Soruşturması Paranın Geri Alınmasını Sağlar mı?


Dolandırıcılık mağdurlarının en çok merak ettiği konulardan biri, suç duyurusunda bulunulduğunda gönderilen paranın otomatik olarak geri alınıp alınamayacağıdır.


Ceza soruşturmasının temel amacı suçun ve failin tespit edilmesidir. Suç duyurusunda bulunulması, zararın kendiliğinden ve hemen giderileceği anlamına gelmez. Bununla birlikte soruşturmanın erken aşamasında para hareketlerinin tespit edilmesi ve somut olayın şartlarına göre gerekli koruma tedbirlerinin değerlendirilmesi, mağdur açısından önem taşıyabilir.


Maddi zararın giderilmesi bakımından ceza soruşturmasının yanı sıra somut olayın özelliklerine göre özel hukuk yollarının ve icra süreçlerinin de ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir. Bu nedenle her olayın kendi özelliklerine göre ele alınması gerekir.


Sosyal Medya ve İnternet Üzerinden Yapılan Alışverişlerde Dikkat Edilmesi Gerekenler


Dolandırıcılıktan korunmanın en etkili yollarından biri, para transferinden önce karşı tarafın ve kullanılan platformun mümkün olduğunca doğrulanmasıdır.


Piyasa değerinin çok altında sunulan ürünler, yalnızca havale veya EFT kabul eden satıcılar, yeni oluşturulmuş sosyal medya hesapları, kısa sürede ödeme yapılması konusunda baskı kurulması ve kurumsal görünmesine rağmen iletişim bilgileri doğrulanamayan internet siteleri konusunda dikkatli olunmalıdır.


Benzer şekilde telefonla arayarak kendisini banka, polis, savcı veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerin para transferi yapılmasını istemesi ciddi bir şüphe nedeni olarak değerlendirilmelidir.


Özellikle günümüzde yapay zekâ ile ses ve görüntü taklidinin mümkün hâle gelmesi nedeniyle tanıdık bir kişiden geldiği düşünülen olağan dışı para taleplerinin dahi farklı bir iletişim kanalı üzerinden doğrulanması faydalıdır.


Sonuç


Dolandırıcılık suçları teknolojinin gelişmesiyle birlikte klasik yöntemlerin çok ötesine geçmiş durumdadır. Sosyal medya hesapları, sahte alışveriş siteleri, mobil bankacılık sistemleri, yatırım platformları ve son dönemde yapay zekâ teknolojileri kötü niyetli kişiler tarafından dolandırıcılık amacıyla kullanılabilmektedir.


Bilişim yoluyla dolandırıcılık mağduru olunması hâlinde hızlı hareket edilmesi, banka veya ödeme kuruluşuyla iletişime geçilmesi, dijital delillerin eksiksiz şekilde muhafaza edilmesi ve yetkili makamlara başvurulması sürecin sağlıklı yürütülmesi bakımından önem taşır.


Her dolandırıcılık dosyasının oluş şekli farklıdır. Kullanılan iletişim yöntemi, para transferinin gerçekleştirildiği hesaplar, fail ile hesap sahipleri arasındaki ilişki ve mevcut dijital deliller birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle birden fazla banka hesabının, sosyal medya profilinin veya telefon numarasının kullanıldığı bilişim yoluyla dolandırıcılık vakalarında soruşturmanın başlangıç aşamasından itibaren delillerin doğru şekilde dosyaya sunulması önem taşımaktadır.


Av. Mustafa Fahri Kuvan


Teknoloji, yapay zekâ ve bunlardan kaynaklanan hukuki sorumluluk konusunda ayrıca Av. Mustafa Fahri Kuvan tarafından kaleme alınan “Medeni Hukukta Yapay Zekâlı Varlıkların Kişilik Hakkı” isimli esere bakılabilir. Eser Seçkin Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır.